Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Efsuncu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üfürükçü
- Kızmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asabileşmek, Gazaplanmak, Hiddetlenmek, Öfkelenmek, Sinirlenmek
- Dermansızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçsüzlük, Zafiyet
- Baştanımazlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anarşizm
- Klişe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baskı Kipi, Basmakalıp
- Fatih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fetheden
- Mustatil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikdörtgen
- Kebir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük, Ulu, Yaşlı
- Rab kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanrı, İlah, Allah
- Hazır Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetişmek
- Muhit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevre, Etraf, Hava, Ortam, Vasat, Yöre, Saran, Çevreleyen
- Özsaygı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onur, İzzetinefis
- Bermutat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışılagelen Biçimde, Her Zaman Olduğu Gibi
- Hurdahaş Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parçalamak
- Çatkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sehpa
- Temkinsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakınımsız
- Kötücülük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hıyanet, İhanet
- Mülteci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sığınmacı, Sığınık, Sığınan
- Toplumsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplumla İlgili, Topluma İlişkin, İçtimai, Maşerî, Sosyal
- Desise kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Oyun, Dolap, Hile, Entrika
- Sivil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıplak, Mülki, Üniformasız, Çırılçıplak
- Merci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Makam, Mevki, Orun
- Müneccim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıldızbilimci, Gökbilimci, Bilici, Falcı
- Erotik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kösnül, Erosal, Şehevi, Şehvani
- Redaksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltme, Hazırlama
- Burma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Musluk
- Uzmanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtisas, Marifet
- Kerki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keser
- Düdüklemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aldatmak
- Gözü Pek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atılgan, Cesur, Yiğit, Korkusuz
- Peygamberler kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Enbiya
- Şantaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkutma, Gocundurma
- Teras kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taraça, Artırma, Seki, Dam
- Adalet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Türe, Doğruluk, Hak
- Oydaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hemfikir
- İcmal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterge, Özet
- Çöz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağırsak
- Tantana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görkem, Gösteriş, Parıltı, Tezahürat, Tören
- Mütemmim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümleç
- Tahıldöven kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düven
- Rustai kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köylü
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü