Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Edeple kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nazikâne
- Evvelden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskiden, Evvelce, Önceden
- Çadır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deri, Keçe, Çerge, Oba, Otağ
- Övünme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gurur, İftihar, Kıvanç, Övünç
- Ceht kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaba, Gayret, Çabalama
- Çalak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eline Ayağına Çabuk, Atik, Çevik
- Vakitsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zamansız, Sürevsiz
- Gösterme Parmağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşaret Parmağı
- Selinti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ufak Sel; Selin Yolu
- Pürizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özleştirmenlik
- Üst kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fevk, Arka, Beden, Giyecek, Giysi, Öte, Vücut, Yan, Yüzey, Mafevk, Artan
- Karakaçan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşek
- Tekstil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokuma, Dokumacılık
- Mevlit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğum
- Tekne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gemi
- İktiran Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erişmek, Ulaşmak
- Vuruşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müsademe, Dövüş
- Rabıtalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırbaşlı, Düzgün, Tutarlı, İlgili, Alakalı
- Örgensel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzvi
- Cakalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli
- Hükümdarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taht
- Cumhur Cemaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cümbür Cemaat
- Sidik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiş, İdrar
- Hamasi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kahramanlık
- Kesilme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kat
- Fizik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hikmet
- Prezantabl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli
- Emir Subayı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaver
- Sınır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çizgi, Had, Hat, Hudut, Limit, Nokta, Serhat, Son, Uç
- Kisve kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılık
- Prömiyer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açılış, İlk Gösteri, İlk Sunum
- Devretme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havale
- Problem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mesele, Sıkıntı, Sorun, Çözgü
- Umu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arzu, İstek, Umut
- Aza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Organ, Uzuv, Üye
- Sadık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlı, Doğru, Gerçek, İçten Bağlı
- Çeşitli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişik, Muhtelif, Türlü, Mütenevvi
- Mahzur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakınca, Engel, Çekince, Sonuç Kötülüğü
- Yağma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Talan, Çapul, Garet, Soygun, Soygunculuk
- İhvan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakın Dostlar, Arkadaşlar, Eş Dost
- Topu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hepsi
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü