Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ecel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşamın Sonu, Ölüm Zamanı
- Yerel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yöresel, Mahalli, Lokal, Mevzii
- Diploma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeterlilik Belgesi, İcazet, Lisans Belgesi, İcazetname, Şahadetname
- İstisna kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıksılık, Ayra, Ayrama, Ayrı Tutma
- Samanuğrusu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kehkeşan
- Natuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylevci
- Cildiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deri Hastalıkları, Dermatoloji
- Bezgin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yılmış, Bıkkın
- Farımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskimek, İhtiyarlamak, Kocamak, Usanmak, Vazgeçmek, Yaşlanmak, Yıpranmak, Yorulmak
- Gelme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göçmen
- Geçimsizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hırgür, Hırıltı, Zıddiyet, Zırıltı
- Murakabe Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denetlemek
- Sıkılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorlamak
- Utmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yenmek, Yutmak, Ütmek
- Operasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ameliyat, İşlem, Eylemce
- Özümleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temsil
- Yanı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sızlanma, Şikayet, İlenme, Beddua; Tekrar
- Sallanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Irgalanmak, Kımıldamak, Sarkmak, Titremek
- Kısılma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takabbuz
- Helikopter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buralak, Dikuçar
- Selfie kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görçek, Özçekim, Özçekmiş
- Monist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekçi
- Maneviyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özgüç, Moral
- Şar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük Kent, Şehir
- Saksı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baş, Kafa
- Vürut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelme
- Kesin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kati, Kesinlikle, Mutlak, Değişmez, Maktu
- İdari kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönetimsel, İnzibati
- Cebin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alın, Korkak, Yüz
- Sonbahar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güz, Payiz
- Güney kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cenup
- Balta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nacak
- Gurbet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yurt Dışı, Yadel
- Çevirici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anahtar, Dilmaç, Tercüman, Mütercim, Komütatör
- Cıvıl Cıvıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canlı, Kalabalık, Neşeli
- Natürel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğal
- Karamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karalamak, Kötülemek, Lekelemek, Yermek, Kovlamak, Bakmak, Gözetmek
- Lojman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konut, Devlet Evi
- Liralık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lira
- Tolun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı (Ay) Bedir
- Kasa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sandık
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü