Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Delmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deşmek, İncitmek, Kırmak, Yemek
- Tokaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Raket
- Yalanlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekzip
- Taze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Körpe, Dinç, Yaş, Yeni, Yorulmamış
- Tekellüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşma
- Diyagram kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çizenek
- Çikolata kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtimil
- Verecek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Borç
- Prolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öndeyiş
- Bidat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyduruk
- Kumsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyı, Plaj, Sahil, Kumluk
- Garantör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güvenceci
- İnfial kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gücenme
- Kifayet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeterlik, İktidar, Liyakat, Yetme, Kafi Gelme
- Göçer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göçebe
- Laf Ebesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşkan
- Maldar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Celep
- Cebelleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğraşmak, Çekişmek, Tartışmak, Münakaşa Etmek
- Sakatat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçalat
- Cıbıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıplak
- Spesifik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özgül
- Glikoz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şeker
- Eğitim Bilimi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğitim, Pedagoji
- Nüfuzkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlü
- Çöz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağırsak
- Sevgi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşk, Sevda, Bağlılık, Hatır, Kalp, Muhabbet
- Hesapsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayımsız, Ölçüsüz, Müsrif, Savruk
- Saymaca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtibari
- Yoldaşlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Refakat
- Çevre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âlem, Belde, Çember, Daire, Dolayı, Dünya, Etraf, Hava, Muhit, Ortalık, Ufuk
- Sıngın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkmuş, Sinmiş, Çekingen, Ürkek, Üzgün, Kırık Dökük, Dağınık, Perişan
- Rezonans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Titreşim
- Delik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezaevi, Göz
- Peydah Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peyda Olmak
- İçeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gönül, Hapishane, Yürek
- Cemiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dernek, Düğün, Sosyete, Topluluk, Toplum, Kurum
- Yöresel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahalli, Mevzii, Yerel, Lokal
- Zalim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zulmeden, Acımasız, Gaddar, Cellât, Katı, Kıyıcı
- Poşu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolama, Başörtüsü
- Nazir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benzer, Eş, Örnek
- Cilalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parlatmak, Övmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü