Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
D�hice ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı!
- Örtü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Antika, Dam, Kap, Paravan, Tente
- Parlamenter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Milletvekili
- Sultan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Padişah
- Mecelle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kitap
- Kuskunsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derbeder, Perişan
- Bildirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haber Vermek, Anlatma, İfade, Bilgi Vermek, Anlatmak, İfade Etmek, Aktarmak, Beyan Etmek, Getirmek, Lütfetmek, Vermek, Yayımlamak
- Sıcak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsti, Hamam
- Katar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şimendifer, Tren, Taşıt Dizisi
- Hidroloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Subilim
- İnce Ağrı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Verem
- Ulular kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kibar
- Mevhum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanal
- Takriben kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşağı Yukarı, Yaklaşık
- Larp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ansızın
- Terbiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edep, Eğitim, Görgü
- Tırtıklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırmak, Çalmak
- Top Zambak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zambak
- Rekabet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarışmak
- Kaynar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynak, Pınar
- Lasta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sığa
- Noksansız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tam, Eksiksiz
- Edim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amel, Fiil, İvaz
- Gerçekleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teyit
- Kaygılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meraklı
- Çoğu Kez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Genellikle
- Yasak Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yasaklamak
- İmam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Molla, Önder
- Zeyreklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zekâ
- Uzam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vüsat, Hayyiz
- Bekçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözetçi, Karakolcu, Keşikçi, Nokta
- Debboy kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Depo
- İstihkak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hak, Hak Etme
- Manca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yiyinti, Yiyecek
- Yatkın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatık, Çürük, Yetenekli, Becerikli, Benimsemiş, Alışmış, Eğilimli
- Neşelenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keyiflenmek
- Sıkı Fıkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teklifsiz
- Sürtüşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuşmazlık
- Kırıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cilvelenmek, Gamze Etmek, Kır Vermek, Naz Etmek
- Çekecek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kerata, Tabankeş
- Sevecenlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şefkat
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü