Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Cihan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dünya, Evren, Âlem, Acun
- Alınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İncinmek, Gücenmek, Darılmak, İçerlemek, Kırılmak
- Lokalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fiyaka
- İstatistik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayımlama
- Muhatara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korku, Tehlike, Zarar, Ziyan
- Keşiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karabaş, Rahip
- Ensesi Kalın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Varlıklı, Zengin
- Yatışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinmek, Durulmak, Kırılmak, Sakinleşmek, Şiddeti Geçmek
- Belirteç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zarf
- Taşkın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşın, Aşırı
- Serkeşlik Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başkaldırmak
- Buluşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılaşmak, Kavuşmak
- Yanaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhalif
- Gayritabii kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acayip, Sapık
- Enjektör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğne
- Hazırlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedarik, Tedbir
- Başından kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esasen
- Ertem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Edep
- Işıldak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Projektör
- Kapsamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havi Olmak, İhata Etmek, İhtiva Etmek, Şamil Olmak
- Kahvedanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezve
- Savaşçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muharip, Cengâver
- Asal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esas, Başlıca, Ana, Temel, Esasi
- Kelp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köpek
- Beraat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arınma, Aklanma
- İnhilal Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşalmak, Dağılmak
- Merak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşkünlük, Heves, Kaygı, Tasa, Bilseme, Arzu
- Kürk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gocuk
- Teâlâ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüce
- Bihuzur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedirgin, Huzursuz
- Atılış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atılım, Hamle, Savlet, Hücum
- Ay Ağılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hale
- İnsiyak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçgüdü
- Bulanık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Donuk, Puslu, Dumanlı
- Olgunlaşmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetişkin
- Damıtıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmbik
- Peçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giz, Nikap, Sır
- Hapsetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıkoymak, Engellemek, Kapamak, Sınırlamak, Tutuklamak
- Doygu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rızık
- Kese kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kestirme
- Kaynaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birleşme, Sıkı Fıkı Olma, Kıpırdanma, Hareketlilik
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü