Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Cep Faresi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yankesici
- Tekrar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yine, Yeniden, Gene, Bir Daha, Kaytadan, Yineleme
- Bir Zamanlar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskiden, Vaktiyle
- Melanet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük Kötülük, İlenilecek İş
- Çapmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koşmak
- Denktaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denk, Eşit
- Günah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suç, Cürüm, Hata, Sorumluluk, Vebal, Yazık
- Yadigâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Andıç, Anı, Armağan, Hatıra, Andaç
- Namus Borcu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Borç
- Ne Zaman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haçan
- Fazlalaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoğalma
- Belagat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyi Konuşma, Düzgün Anlatma Sanatı, Retorik
- Kardeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birader, Küçük Bacı, Küçük Kardeş
- Dalkavukluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şakşakçılık
- Kısıtlanmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kısıtlı
- Bestekâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Besteci, Ezgici, Kompozitör
- Nümayende kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delege, Temsilci
- Katar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şimendifer, Tren, Taşıt Dizisi
- Kapsam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyut, İhata, Şümul
- Mecmua kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dergi
- Galeyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Coşma, Kaynama, Coşkunluk
- Gönül Rahatlığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huzur
- Çıktı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artık
- Biperva kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkusuz, Çekinmez
- Rey Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eleştirmek, Oy Vermek, Ses Vermek
- Linol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oyma
- Kurup Takma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Montaj
- Geçkin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçmiş
- Hınzırlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Domuzluk
- Dışderi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ektoderm
- Dışa Vurum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İfade
- Çarpmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vurmak, Hızla Değmek, Başına Geçmek, Atmak, Çalmak, Çırpmak, Dövmek
- Andropoz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaş Dönümü
- Sefaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyükelçilik, Elçilik
- Yanacak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakıt
- Yıkılma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkıntı
- Tuman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Don, Şalvar
- Zındık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinsiz
- Bitkisel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nebati
- Sabık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçen, Eski, Evvelki, Kabakki, Önceki
- Geçimsizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hırgür, Hırıltı, Zıddiyet, Zırıltı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü