Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Cemiyyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurum
- Allık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Al
- Printer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basıcı, Yazıcı
- Parçalanmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yırtık
- Meyil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğim, Akıntı, Özlem, Eğilim, Temayül, İlgi, Eğiklik, Sevme, İstek
- Boş Yere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşuna
- Salahiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetki
- Mübalağa Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abartmak, Artırmak
- Kederlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzülmek, Tasalanmak
- Repo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faiz
- İcmal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterge, Özet
- Üçüncül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sülasi
- Kararlaştırılmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muayyen
- Bed kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötü, Çirkin, Tuhaf
- Feci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acıklı, Facialı, Musibetli, Trajik, Yürek Er Acısı
- İstifade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yararlanma, Faydalanma, Aşılanma
- Kalem Açacağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalemtıraş
- Ufalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küçülmek, Büzülmek
- Rütbe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşama, Derece, Mertebe, Mevki, Paye, Sıra
- Raket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tokaç
- Kesat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyrek, Durgunluk, Yokluk, Kıtlık
- Yemin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ant
- Imızganmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuklamak
- Galibiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yenme, Yengi, Zafer
- Şem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mum
- Tutsaklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esaret
- Mahvolma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkıntı
- Geçmelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müruriye
- Kolaylıkla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabucak, Rahat
- Koca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adam, Ağa, Bey, Büyük, Efendi, Er, Erkek, Eş, Geniş, İhtiyar, İri, Kişi, Kocaman, Moruk, Pir, Ulu, Yaşlı, Yüksek, Zevç
- Katarsis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arınma
- Minnetdarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şükran
- Elbet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elbette
- Bağıllık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzafiyet
- Bandaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sargı, Bağ
- Yeme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yiyecek
- Mübarek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutlu, Kutsal, Verimli, Bereketli, Uğurlu, Hayırlı
- Şartlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koşullamak
- Hız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaba, Gayret, Güç, Hüküm, Sürat, Şiddet, Takat, Yol
- Dayanırlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direnç, Mukavemet
- Huluskâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalkavuk, İçten, Şakşakçı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü