Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Cani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acımasız, Gaddar, Katil, Kıyaç
- Taksirkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanık
- Katakulli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Oyun, Tuzak, Yalan, Dolan, Hile
- Ateh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bunama, Bunaklık
- Sinirli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asabi, Huysuz, Gergin
- Çeki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı, Tartı, Üzüntü
- Kadercilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazgıcılık
- Uçuçböceği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğurböceği
- Belirtik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açık, Belli, Sarih
- Bakmayarak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rağmen
- Hak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adalet, Doğru, Doğruluk, Gerçek, Hukuk, Kazanç, Kazı, Pay, Tüze
- İllüzyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözbağı, Yanılsama
- Kızıştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Körüklemek, Pompalamak
- Kılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyafet, Eşkâl, Giyim, Üst Baş, Kisve
- Geçindirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakmak
- Albenili kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zarif
- Gönül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arzu, Can, Dil, Hatır, İçeri, İstek, Kalp, Karın, Sine, Yürek
- Didaktik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğretici; Öğretim Bilgisi
- Kaplamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Basmak, Bastırmak, Bürümek, Dolmak, Kuşatmak, Örtmek, Sarmak, Tutmak, Yürümek, Yüzlemek, İstila Etmek
- Suç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cürüm, Hata, Kabahat
- Kağşamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyarlamak, Oynamak, Zayıflamak
- Gariplik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tuhaflık, Acayiplik, Elginlik, Kimsesizlik, Garabet
- Manşet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlık, Kolluk
- Lep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dudak, Kenar
- Çolak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakat
- Sınırdaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hemhudut
- Ferdi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şahsi, Özel, Bireysel, Kişisel, Tek Başına, Tekçe
- Merasimsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sade, Yalın
- Zalim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zulmeden, Acımasız, Gaddar, Cellât, Katı, Kıyıcı
- Bilir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Agâh
- Revak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üstü Örtülü; Kemer Iltı, Sundurma, Saçak Altı
- Haricen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dıştan
- Baharat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otyam, Bahar, Edviye
- Yağınç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Suikast
- Yoğaltmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüketmek, İstihlak Etmek
- Karısı Köylü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılıbık
- Aldanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanılmak, Aldatılmak, Atlamak, Avunmak, Kanmak, Yutmak
- Kanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aldanmak, Doymak, Kani Olmak, Yetinmek, Yutmak, İktifa Etmek
- Melez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırma, Karma, Hibrit, Karışık, Katışık, Kırık, Alaşman,
- Âdeta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanki, Hemen Hemen, Bayağı, Basbayağı, Neredeyse, Enikonu
- Seslendirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaydetmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü