Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Can kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşama, Ruh, Birey, Emanet, Gönül, Güç, Hayat, Kişi, Sevimli
- Sarnıç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeraltı, Kagir Saklak, Su Deposu
- Ne Kadar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaç, Kaçar
- Yazı Tahtası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kara Tahta
- Hesaplamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saymak, Zamanlamak
- Bulunmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkmak, Düşmek, Gezmek, Olmak, Yatmak
- Uyuklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalmak, Mürgülemek
- Faydasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nafile, Yararsız
- Hesaplı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünülmüş, Hesaplanmış, Ölçülü, Tedbirli, Tutumlu, Ucuz, Tasarlanmış
- Aksu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akbasma, Katarakt
- Geli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kilo
- Tavla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nerttahta
- Asıllar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usul
- Nakısa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kusur
- Parsellemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paylaşmak
- Değişim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mübadele, Takas, Varyasyon
- Silahşor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savaşçı, Silah Eri
- İştiyak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arzu, Göresime, Özleme
- Örgensel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzvi
- İdrar Torbası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavuk
- Hesapsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayımsız, Ölçüsüz, Müsrif, Savruk
- Viladet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğuş
- Dağlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakmak
- Hasse kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duyu
- Yaklaşık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşağı Yukarı, Ortalama, Tahminen, Takribî
- Cehil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgisizlik
- Zan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanı, Güman
- Ören kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harabe, Virane, Harabelik, Kalıntı
- Mahcup Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekşimek, Morarmak, Şişmek, Utanmak
- Pike Yapmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şığımak
- Özgülemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasretmek, Vermek
- Başak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sümbül
- Sitare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıldız
- Kangal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halka
- Gayriadi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olağanüstü
- Şehitler kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şüheda
- Raşe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ürperme, Ürperiş
- Sümük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fırtık, Kemik
- İrs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalıtım, Soyaçekim
- Kesit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesim
- Forslu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlü
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü