Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Caduger kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cadı
- Dikte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazdırma
- Berhudar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mutlu
- Mevduat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emanet, Yatırım
- Kifayetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeterli
- Grup kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Camia, Deste, Hizip, Kol, Küme, Öbek, Saf, Set, Takım, Zümre, Ekip, Türküm, Topluluk
- Yobaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağnaz, Kaba Sofu
- Sürsalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üstüne Yürümek, Hücum Etmek
- Nümayiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösteri, Gösteriş
- Konjonktivite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz Yangısı
- Nacak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Balta
- Acımasızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zulüm
- Kilit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıfıl, Anahtar, Kapamaç
- İtiraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıklama, Söyleme, Bildirme
- Velvele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gürültü, Bağrışma, Yaygara, Patırtı
- Mahlut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışım, Katışık
- Harami kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşkıya, Haydut, Hırsız, Kuldur, Yolkesen
- Kullanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalıştırmak, Yararlanmak, Almak, Değerlendirmek, Dökmek, Giymek, Harcamak, İçmek, İstismar Etmek, İşletmek, Sarf Etmek, Sömürmek, Takmak, Tutmak, Yönetmek
- İdadi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lise
- Meyhane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçkilik
- Çizmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çizik Çekmek, Hat Çekmek, Yemek
- Açıklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzah Etmek, Tavzih Etmek, Göstermek, Yayımlamak
- Yerleşik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturak, Oturmuş, Mütamekkin, Beledi
- Bildiri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tebliğ, Tebligat, Beyanname, Beyanat
- Afif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esenlik, İffetli, Temiz, Afiyet, Sağlık, Akman
- Parçalanmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yırtık
- Doğrultu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstikamet, Yön, Cihet, Taraf
- Zerzevat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güveri, Sebze, Yeşillik
- Deniz Hırsızı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korsan
- Ebat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyut, Boyutlar, Mikyas, Ölçü
- Esinlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlham Almak
- Yavrulamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğurmak
- Lamba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işıtaç, Çıra, Ampul
- Rota kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstikamet, Gidiş Yönü
- Vekil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakan, Milletvekili, Sözcü, Mebus, Yeke, Temsilci
- Mira kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lata
- Çalgılı Çağanaklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neşeli
- Abla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük Bacı, Aba, Bacı, Mama
- Sıhhi Tesisat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Su Döşemi
- İşlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalışmak, Etkilemek, Geçmek, Gitmek, Nakışlamak, Yürümek
- Kösemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilemek; Gıpta Etmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü