Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Bitmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tükenmek, Tamamlanmak, Son Bulmak, Bayılmak, Beğenmek, Çıkmak, Dinmek, Erimek, Geçmek, Kurtarmak, Sonuçlanmak, Yetişmek
- Kahır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzüntü, Sıkıntı, Dert, Yok Etme, Ezme, Perişan Etme, Mahvetme
- Kuluduk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çılgın, Deli
- Sauna kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buğulu Yunak, Buhar Banyosu
- Solüsyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çözelti
- Taşınma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göç, Nakil
- Gezge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karakol, Devriye
- Dalaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takışmak
- Dekovil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küçük Demir Yolu
- Sadır Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peyda Olmak
- Tırmıklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tırmalamak
- Kadim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski, Ezelî, Aşnı, Bayrı, Çoktan Ki
- Cesaretsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüreksiz, Çekingen
- Emmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekmek, İçmek, Soğurmak, Massetmek
- Yazı Tahtası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kara Tahta
- Eksikli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadın, Muhtaç, Gereksinli
- Mastar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adeylem
- Sangılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sersemleşmek
- Garantör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güvenceci
- Ultraviyole kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Morötesi
- Mülevves kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışık, Kirli, Pis
- Vali kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlteber, İlbay
- Gerekçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delil, Esas, Münasebet
- Teşkil Edilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşkilatlanmak
- Kara Talih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kara Yazı
- Küçük Kardeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kardeş
- Anakent kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Metropol, Büyük Şehir
- Kör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âmâ, Görme Engelli, Kötü
- Buhar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buğu
- Gıybet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekiştirme, Kötüleme, Kov, Kovculuk
- Menşe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlangıç, Kaynak, Köken, Sebep, Yetişek, Kök
- Yolukucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşıcı
- Hırslı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açgözlü, Fevri, Kızgın
- Kalmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kala
- Mazur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mazeretli, Özürlü
- Kehle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bit
- Zevat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adam, Şahıs, Zatlar, Kişiler
- Anca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öyle
- Kovculuklar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tezvirat
- Atalet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tembellik, İşsizlik, İşsiz Kalma, Gevşeklik, Uyuşukluk, Süredurum, İşlemezlik, Dinginlik, Durağanlık, Hareketsizlik
- Üşüntü Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üşüşmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü