Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Bitimli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonlu, Sonuçlu, Sınırlı, Mütenahi
- Beşeriyetçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsancıl
- Bıldır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçen Yıl, Bir Yıl Önce
- Söyleniş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Telaffuz
- Nezih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temiz, Ahlaklı
- Mendebur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğrenç, Pis, Sümsük, Sünepe
- Tekrar Tekrar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üst Üste, Ardı Ardına, Kayta Kayta
- Şamata kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gürültü, Hay Küy, Patırtı, Yaygara
- Sistemli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenli, Dizgeli
- Sıçmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak
- Laf Ebesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşkan
- Vefa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlılık, Sevgi Bağlılığı, Yetme, Yetişme, Kafi Gelme
- Beyaban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çöl
- Andaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatıra, Yadigar, Anı
- Mazbut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenli, Derli Toplu, Ahlaklı, Düzgün, Yazılmış
- Konuksever kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Misafirperver, Mükrim
- Konkre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Somut
- Kof kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Değersiz, İçi Boş, Mazmunsuz, Bilgisiz, Yetkisiz, Güçsüz, Dermansız
- Ünsiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İletişim, Komünikasyon, Ahbaplık, Arkadaşlık, Alışkanlık
- İlmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değmek, Din, Dokunmak, İlmik
- Matah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kimse, Mal, Eşya, Şey
- Mesire kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezintilik, Gezelek
- Görüşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sohbet, Konuşma, Musahabe, Mülakat, Müzakere, Temas, Ziyaret
- Çıngırak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zeng, Zıngırağı
- Cascavlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çok Saçsız, Örtüsüz, Hiç Tüyü Olmayan, Pek Soyulmuş; Çırılçıplak, Örtüsüz
- Sapmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dönmek, Kıvırmak
- Ölçüsünde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadar
- Asaletli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soylu
- Uydu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peyk, Gezegen
- Tapalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıkaçlamak
- Keşifçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulgucu
- Donatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azarlamak, Sövmek, Süslemek, Teçhiz Etmek
- Konvoy kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kafile, Bölük, Katar
- Melül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzgün, Bezgin
- Hemfikir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kafadar, Aynı Düşüncede, Aynı Görüşte, Oydaş
- Beynelmilel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uluslararası, Milletlerarası, Enternasyonal
- Eneze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cılız, Zayıf
- Yadsıma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnkâr
- Medeniyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kültür, Uygarlık
- Bulunan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mevcut
- Haiz Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşımak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü