Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Bir �ki ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı!
- Abuk Subuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamsız, Saçma Sapan, Boş (Söz), Herze, Abuk Sabuk
- Hit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözde
- Acı Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acılaşmak
- Teskin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatıştırma, Dindirme
- Karar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesin Yargı, Azim, Ölçülü, Hüküm, Rey, Tartı
- Rahne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gedik, Yarık, Deşik
- Önem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ehemmiyet, Hüküm, Yer
- İçki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cam, İçecek, İspirto, Tütsü
- Navlun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gemi Kirası
- Zerzevat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güveri, Sebze, Yeşillik
- Hareketlenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devinme
- Bilgisizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cehalet
- Su Sığırı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Manda
- Alay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kafiye, Zurba, Kortej, Hep, Bütün, Küçümseme, Tüm, Herkes, Bayram, Lağ, Meze, Söz
- Dışderi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ektoderm
- İkdam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürekli Uğraşma
- Mizahi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güldürücü, Gülmeli, Mazhakeli
- Deklerasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bildiri
- Bozgunculuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ordu Bozanlık, Fesatçılık, Fitnecilik
- Kızgınlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gazap, Hiddet, Hırs, Hışım, Öfke
- Uçmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirmek, Cennet, Kalkmak
- Güzeşte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçmiş
- Büğet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bent, Akarsu Birikintisi, Gölcük
- Araz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirti, İlinek, Bulgu, Semptom
- Himmet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayırış, Emek, Gayret, Yardım, Çalışma, Lütuf
- Rantçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lüpçü, Getirimci
- Merhametli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vicdanlı, Acıyan, Müsamahakâr
- İtiyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışkanlık, Huy
- Sabitlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tespit Etmek
- Bulunan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mevcut
- Dam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezaevi, Örtü, Eş, Çatı, Köy Evi, Ahır, Tutukevi, Hapishane, Kavalye
- Anneanne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nine, Büyükanne
- Kankızıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Becerikli
- Yalız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düz, Parlak
- Mücahit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Din Savaşçısı
- Zıvanasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaçık
- Tezyin Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süslemek
- Himayecilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İltimas
- Yalçın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düz, Çıplak, Sarp, Dik, Kaygan
- Tutunmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkışmak, Dayanmak, Direnmek, Kullanmak, Sataşmak, Yerleşmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü