Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Balon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Palavra
- Asabiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinir Sayrılıkları
- Kamplaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölünmek
- Karşılama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstikbal, Mukabele
- Tamam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bütün, Eksiksiz, Tüm, Olur, Doğru, Evet, Oldu, Peki
- Kullanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalıştırmak, Yararlanmak, Almak, Değerlendirmek, Dökmek, Giymek, Harcamak, İçmek, İstismar Etmek, İşletmek, Sarf Etmek, Sömürmek, Takmak, Tutmak, Yönetmek
- İşret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçki
- Esirgeme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Himaye, Rahim
- Taannüt Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direnmek
- Suyolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Filigran; Ark
- Tetebbu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İrdeleme, Araştırma
- Çommak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezmek, Hezimete Uğratmak, Sindirmek, Yenmek
- İhtiyari kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serbest
- Soyut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abstre, Mücerret
- Bünye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuruluş, Yapı
- Sürüşken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygan
- Ezinti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı
- Cevelan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolaşma, Dolanma, Gezinme, Gezinti
- Sahtekâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hileci, Düzmeci
- Ekincilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarım, Ziraat
- Basket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Manka, Çember
- Doğurgan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dişi, Velut, Verimli
- Çoktan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskiden, Uzun Zamandır
- Perde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hicap, Paravan, Zar
- Cezbetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayran Etmek, Göz Almak, Çekmek, Bağlamak, Etkilemek
- Metelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zırnık
- Varış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlayış, Seziş, İrfan; Finiş
- Şarlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şarıldamak
- Sahan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sapılca
- Şımarık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arsız, Erköyün, Yüz Bulmuş, Şımarmış, Şımartılmış
- Ateşlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hararetlenmek, Isısı Artmak, Aşka Gelmek, Coşmak
- Aceleten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabucak
- Keskinleştirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilemek
- Ombudsman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamu Denetçisi
- Hemişelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daimî
- Halsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dermansız, Yorgun, Bitkin
- Kömekçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yamak
- Nakkaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bezekçi
- Olabilir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabil, Muhtemelen, Mümkün, Olur, Olanaklı
- Yubatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıkoymak
- Travma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vuruk, Sarsıntı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü