Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Atik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seri, Çabuk, Çevik, Kıvrak
- Raci Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanmak, Dokunmak, İlgilenmek
- Kendi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz, Özü, Zat
- Dirlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçim, Hayat, Huzur, Sağlık, Varlık, Refah, Yaşayış, Erinç
- Masif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Som, Çıta
- Lâfzî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözel
- Mayi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıvı
- Çekyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanepe
- Kaza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlçe, Yargı, Kötü Olay
- Kükremek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aslan, Bağırmak, Deniz, Şahlanmak, Taşmak
- Güzergâh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğrak, Geçek, Gidiş Yolu, Yol Üstü, Yol Boyu, Geçek
- Zekâlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zeki
- Yıkanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çimmek
- Kan Basıncı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tansiyon
- Kitaplık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kütüphane
- Pideci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yufkacı
- Söylem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İfade, Telaffuz, Tez
- Bilinç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dimağ, Şuur, Zihin
- Sunuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sunmak İşi, Ön, Maruzat, Ön Söz
- Belli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşikâr, Muayyen, Belirli, Açık, Sade, Aleni, Malum, Ortada Olan, Bedih, Zahir, Mahsus, Maruf, Vazıh
- Cırık Cındır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lime Lime
- Yolculuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyahat, Gezi, Sefer, Yol
- Çirkli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pis
- İnsicamlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutarlı
- Ne İçin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neden
- Kabare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meyhane
- Saçmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dökmek, Neşretmek, Savurmak, Serpmek, Dağıtmak, Döknek, Yaymak
- Görüşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sohbet, Konuşma, Musahabe, Mülakat, Müzakere, Temas, Ziyaret
- Çeneli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çenebaz
- Uzatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atmak, Dayamak, Germek, Göndermek, Oyalamak, Uzatmak, Vermek, Temdit Etmek
- Yaşantı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hayat, Hayat Tarzı
- Şeriat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İslam Hukuku
- Yevmiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gündelik, Vazife
- Destar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örtü, Sarık
- Kurmay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erkânıharp
- Eksantrik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıksı, Aykırı, Dışözdekli
- Bronz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tunç
- Lakırdıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşkan, Geveze
- Yerleşmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturmuş
- Ulusalcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Milliyetçi
- Yayık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kovan, Yayvan
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü