Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Arkeoloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazıbilim, Kazı Bilimi
- Sıkı Fıkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teklifsiz
- Müsaade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İcazet, İzin, Ruhsat, Yarış, Yarışma
- Lenger kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapa
- Başlangıçta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkin, Önceden
- Periyot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süre, Devir, Dönem, Aralık
- Zarf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirteç, Kap, Kılıf, Sarma
- Küpe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sırga
- Ayrımsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aynı
- Kıtlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İncitmek, Isırmak
- Müstebit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorba
- Solist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Solo Okuyan, Solocu
- Hizmet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalışmak
- Parasal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mali
- Nush kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğüt, Nasihat
- Kuyu Anası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öcü, Umacı
- Susturmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bastırmak, Gidermek, İlzam Etmek
- Hız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaba, Gayret, Güç, Hüküm, Sürat, Şiddet, Takat, Yol
- Kuskunsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derbeder, Perişan
- Gerçekten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayağı, Doğrudan, Fiilen, Hakikat, Hakikaten, Nitekim, Sahi, Sahiden, Yakinen
- Halsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dermansız, Yorgun, Bitkin
- İtham Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suçlamak
- Kulluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karakol
- Aşırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşık, Kova
- Otosansür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özdenetim
- Fiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mim, Çengel, Makbuz
- Açmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırmak, Beğenmek, Boşaltmak, Çözmek, Fethetmek, Yapmak, Yarmak, Yazmak
- Usulsüzlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yolsuzluk
- İhbarcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhbir
- Avutma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teselli
- Ayyar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolandırıcı, Hilekâr
- Sabote Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baltalamak
- Boş Yere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşuna
- Acele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabuk, Tez, İvedi, İvedilikle, Hızlıca, Hemen, Tacilî, Telesik
- Tabütüvan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güç, Kuvvet, Takat
- Haberli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salıklı, Agâh, Haberdar
- Ordubozan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arabozucu, Oyunbozan, Varis
- Vasıflı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nitelikli
- Bilgisayar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kompüter, Elektronik Beyin
- Klasiklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kökleşiklik
- Kurşunlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güllelemek, Vurmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü