Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
And�rmak ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı!
- Tomdaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkadaş, Dost, Yoldaş
- Etajer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekmece
- Lojik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mantık, Mantıklı
- Tanılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanımak, Teşhis Etmek
- Müslim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müslüman
- Dönüş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devir
- Sathi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüzeysel, Üstünkörü, Üstten, Yüzden
- Büyüyememek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küsmek
- Dandik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzmece
- Rende kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yontaç
- Galat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanlış, Uyduruk, Hata
- Ürpermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkmak
- Nebati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitkisel
- Karşılık Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değmek, Karşılamak
- Mutluluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devlet, Saadet, Sevinç, Ongunluk
- Bandıra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sancak
- İma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üstü Kapalı, Anlamlı, Belirsiz, İham, İşare, Kinaye, İşaretleme, İhsas, İmleme, Anlaştırma, Dolaylı Olarak Anlatma
- Meşhur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maruf, Tanınmış, Ünlü, Bilinen, Angın, Herkesçe Bilinen
- Kolaylık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kolay
- Talepkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstemci
- Manen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ruhça, Duyguca, Gönülce
- Cüruf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dışık
- Mevcudiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Varlık
- Ezel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öncesizlik, Başlangıcı Olmayan
- Akredite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetkilendirilmiş, Yetkili
- Gece kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akşam, Geceleyin, Tün, Şeb
- Vakfedilmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mevkuf
- Lüzumsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gereksiz
- Sustalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaylı Çakı
- Taayyün Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirmek
- Rebabi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygulu, İnce
- Sesli Uyumu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ünlü Uyumu
- Beden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cisim, Gövde, Üst, Üzeri, Vücut
- Dilencilik Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilenmek
- İflas Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batmak
- Oyun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğlence, Dans, Düzen, Entrika, Hile, Kumar, Külah, Olta, Sahne, Temaşa, Temsil
- Deneyim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tecrübe
- Atışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Münakaşa, Tartışma, Kavga
- Ukmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak, Düşünmek, Paykamak
- Mahalle Muhtarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhtar
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü