Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Anatomi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşrih, Gövde Bilimi, Gövde Yapısı, Yapı Bilimi, İnsan
- Özel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hususi, Mahsus, Şahsi, Zati
- Siyah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kara
- Hazım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sindirme, Sindirim
- Zehirli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağılı
- Enikonu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyice, İyiden İyiye, Adamakıllı, İnce, Oldukça
- Konukevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Misafirhane
- En kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arz, İşaret
- Dolanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçim
- Abajur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalpak, Örtük, Sayvan, Siper
- Şaşırtıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mucize
- Zarf Fiil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulaç, Belirteç Eylem
- Kavuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serpuş; Sidik Torbası, Mesane
- Güzgü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayna
- Mevzuat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konular, Yasalar
- Çevik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acar, Atak, Tetik
- Koçmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kucaklamak
- Yakışık Almak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerinde Olmak, Uygun Düşmek
- Görgü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deneyim, Tecrübe, Terbiye, Adabımuaşeret
- Sökel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasta, Malul, Güçsüz
- Ekipman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Donanım, Takım
- Yapmacıksız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçten, Samimi
- Yok kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilakis, Değil, Yasak
- Bap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapı, Bölüm, Başlık, Konu, Husus, Mevzu
- Müddeiumumi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savcı
- Emzik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İbik, Biberon
- Perestiş Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevmek
- Görk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösteriş, Güzellik
- Nispetle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nispeten
- Şehir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belde, Kent, Memleket, Büyük Kent, Şar
- Salon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dükkân, Mağaza, Konuk Odası
- Şair kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ozan, Koşukcu
- Eğleşik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mukim
- Sarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Boğmak, Bürümek, Çekmek, Çevirmek, Dolamak, Hücum Etmek, İhata Etmek, Kaplamak, Kucaklamak, Kuşatmak, Örtmek, Saldırmak, Tutmak
- Gurup Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batmak
- Kovboy kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sığırtmaç
- Elifine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tastamam
- Kadın Berberi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuaför
- Kök Salmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturmuş
- Öğretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göstermek, İşlemek
- Akmamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesilmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü