Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utanma, Utanç
- Oyulgalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birikmek
- Lamba Karpuzu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karpuz
- Bayağılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adilik, Alçaklık
- Kumsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyı, Plaj, Sahil, Kumluk
- Korkmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utanmak, Ürpermek, Yılmak, Dehşete Kapılmak, Endişe Etmek
- Meşgul Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakmak, Otlamak, Uğraşmak
- Tanin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tınlama, Yankı, Çınlama
- Cünüplük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cenabet
- Kanaat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetinmek
- Yığıp Bağlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paketlemek
- Mütehassıs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzman
- Çoğaltma Makinesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müstensih
- Müptedi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acemi, Özne
- Ne Kadar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaç, Kaçar
- Titreyiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarsıntı
- Kuldurbaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elebaşı
- Çalkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tırpan
- Bu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşte
- Göz Hapsi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göz Tutsağı
- Tenezzül Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Layık Bilmek, Layık Görmek
- Hoyrat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lakayıt, Selikasız, Kaba, Kırıcı Ve Hırpalayıcı
- Korkunç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlü, Müthiş
- Agora kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alan
- Siyahî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zenci
- Başkaldırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayaklanmak, İsyan Etmek, Kabarmak, Kıyam Etmek
- Ciklet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakız
- Hürriyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özgürlük, Azatlık, Erkinlik
- Rakiplik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rekabet
- Selametlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğurlamak
- Marjinal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uç, Son Birim, Aykırı
- Namussuzluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Leke
- Duyultu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şayia
- Bacarıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vukuf
- Şaşırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sapıtmak, Şaşalamak, Şaşmak, Tanlamak, Hayret Etmek
- Güven Oyu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtimat Reyi
- Sevilmeyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtici
- Çıkmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrılmak, Görünmek, Artmak, Atlamak, Bitmek, Bulaşmak, Bulunmak, Büyümek, Eksilmek, Erişmek, Gelmek, Gitmek, Görmek, Kazanmak, Kopmak, Koyulmak, Olmak, Oluşmak, Peyda Olmak, Sızmak, Taşınmak, Unutmak, Varmak, Vurmak, Yok Olmak, Yükselmek, Yürümek
- Namus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğruluk, İffeti Akmanlık, Yüz Akı, Onur
- Faça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çehre, Giysi, Surat, Yüz
- Gön kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deri, Kösele
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü