Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cilt, Deri, Et, Vücut
- Yüz Akı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Namus
- Müzmin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süreğen, Kronik
- Sırnaşık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalaka
- Pestil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasta, Kak
- Alaşağı Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atmak, Kovmak
- El İşi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşleme
- Güllabi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıkgöz, Kurnaz
- Ayak Tarağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarak
- Başnazır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başbakan
- Bucak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açı, Kasaba, Kenar, Köşe, Nahiye, Yer, Zaviye
- Haber kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havadis, Bilgi, Salık, Söylenti, Sorak, Yenilik, Yüklem, Salkı, Uçar
- Tezahür Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirmek
- Kabzımal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Komisyoncu
- Kengi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siyatik, Romatizma
- Yiyecek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azık, Gıda, Rızık, Taam, Kayıt, Mekulat
- Gussalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acıklı
- Tahteşşuur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şuuraltı, Bilinçaltı
- Vazgeçme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ricat
- Somaki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Porfir
- Demirkapan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mıknatıs
- Âdemoğlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsanoğlu, Kişioğlu, İnsan
- Gece Vakti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geceleyin
- Mahsuldar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Verimli
- Külliyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bolluk, Çokluk
- Kulp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahane
- Kalem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çeşit, Tür, Yazar
- Sakınmadan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pervasız
- İsteyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Talip
- Hayır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lütuf, İyilik, Fayda, Yarar, Sevap, İyi, Yardım; Yok, Öyle Değil, Olmaz
- Kesimli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maktu, Mukannen
- Niteleyerek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diye
- Bozuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kusurlu, Aksak, Düzensiz, Hurda, Dargın, Berbat, Çap, Eğreti, Gergin, Kaput, Karışık, Kızgın, Kötümser, Ucuz
- Galsame kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Solungaç
- Zibil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çöp
- Latifçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoş, Latif
- Bezgi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bezek, Süs
- Ekseriyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoğunluk, Çokluk
- Paralı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zengin, Varlıklı
- Şipşak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birden, Hemencecik, Çabucak
- Ayrıntılar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teferruat
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü