Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
�ekimser ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı!
- Kovalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzlemek, Koşmak, Kovmak, Takip Etmek
- Durgunluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nekahet, Sükûn, Sükûnet
- Keşki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keşke
- Salim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esen, Sağlam, Sakin
- Kaşık Düşmanı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eş, Kadın
- Binnetice kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nihayet
- Birebir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygun
- Yar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uçurum, Yer Yarığı
- Günortada kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğleyin
- Fehamet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değer
- Salman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serbest, Başına Buyruk
- Münkir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnkârcı, Yoksayımcı
- Kene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakırga
- Gayret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaba, Ceht, Efor, Himmet, Hız, Uğraşma
- Senkron kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşan, Eşzaman, Eşleme
- Itır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esans, Koku, Güzel Koku, Bur
- İşteş Fiil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşteş
- Sınaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zanaat
- Matlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soluklaşmak
- Buhar Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaybolmak, Yok Olmak
- Enli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geniş
- Pilleken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basamak
- Körlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Frengi
- Tek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bir, Biricik, Birlik, Hiç, Hiçbir, Salt, Sessiz, Tekil, Tenha, Uslu, Vahit, Yegâne, Yalnız, Yalnızca, Sadece
- Uzamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnmek
- Bun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı, Bunluk
- Darmaduman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karmakarışık
- Özül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temel
- Cerahat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İrin, Yara
- Geçirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nakil
- Düzülmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koyulmak
- Kağşamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyarlamak, Oynamak, Zayıflamak
- Keçiboynuzu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harup
- Vargı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonuç
- Kıyamet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Afet
- Çalıkavak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sepetçi Kavağı
- Mührelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltmek
- Berk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katı, Sert, Haşin, Sağlam, Rasin, Kıskıvrak, Tıkız
- Asabiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinirlilik
- Işıltılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işıl Işıl, Işıldak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü