Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
At kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beygir
- Süsen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Susam
- Çapalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bellemek, Ketmenlemek
- Orantı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oran, Orta, Tenasüp
- Kurulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Böbürlenmek, Yerleşmek
- Gerekli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lazım, Lüzumlu, Vacip, Zaruri
- Hicvedilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerilmek
- İşgal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engelleme, Oyalama; Tutma, Kaplama, Eli Altına Alma
- Harici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dıştan, Yabancı, Dış
- Seyirci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzleyici, Temaşabin, Temaşacı
- Farklanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temayüz
- Ban Yağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hint Yağı
- Yabancı Dil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çet El Dili
- Gücük Ay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şubat
- Tariz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sataşmak
- Fırdolayı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çepeçevre
- İhata Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak, Çevirmek, Havi Olmak, Kapsamak, Kavramak, Kuşatmak, Sarmak
- Entari kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giysi, Kadın Paltarı
- Vahşi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yabani, Yabanıl, Yaban, Yamyam, İlkel
- Israr Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direnmek, Ekşimek, Tutturmak, Üstelemek, Zorlamak
- İçyüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahiyet, Zamir, Künh
- Aznavur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İri Yarı, Asık Yüzlü, Korku Verici, Sert
- Tıkız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berk, Katı, Muhkem, Sıkı, Tıknaz, Dolgun, Şişkin, Kalın, Yağlı, Yoğun
- Nitelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karakterize Etmek, Tavsif Etmek, Vasıflandırmak
- Abuk Subuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamsız, Saçma Sapan, Boş (Söz), Herze, Abuk Sabuk
- Palas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kolay, Rahat
- Lokanta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşçı, Aşhane, Restoran
- Hibe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağış, Bağışlama
- Ufo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uçan Teğre
- Grip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paçavra Hastalığı, Enflüanza
- Mösyö kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bey, Bay
- Cevir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cefa, Eziyet, Üzgü
- Nizam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Dizgi, Yol, Çekidüzen, Kural, Sıra, Tüzük
- Tahtakurusu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahtabiti
- Rosto kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilet
- Düzelmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyileşmek, Doğrulmak, Güzelleşmek, Uslanmak
- Şek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şüphe, Kuşku
- Gitgide kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gittikçe, Giderek
- Arozöz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yer Sulama Arabası, Sulamaç
- Çalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Aşırmak, Atmak, Benzemek, Biçmek, Çarpmak, Çelmek, Çırpmak, Götürmek, Kaldırmak, Oğurlamak, Süpürmek, Temizlemek, Tırtıklamak, Vurmak
- Yöneltmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirmek, Vermek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü