Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utanma, Utanç
- Nezafet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temizlik
- Burnu Havada kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kibirli
- Eyitmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demek
- Dönüşüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahavvül; İnkılap
- Uğur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şans, İyilik Kaynağı, Meymenet, Kadem, Amaç, Gaye, Hedef, Sur, Talih, Yol, Erek; Jüpiter, Müşteri
- Yayılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksetmek, Büyümek, Çıkmak, Çökmek, Otlamak, Sirayet Etmek, Sıvışmak, Sızmak, Yansımak, Yaygınlaşmak
- Nohut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bezelye
- Olgunlaşmamış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gök, Olmamış, Tor
- İrtibat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgi, Bağlantı
- Zerli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaldız
- Feda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adama
- Kenger kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaban Enginarı, Eşek Dikeni
- Pis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çirkli, Fena, Karışık, Kirli, Kötü, Leke, Murdar, Zararlı, Sevimsiz, Güç, Lekeli, Mülevves
- Tayyetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkarmak, Yok Etmek
- Kâmil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırbaşlı, Mükemmel, Olgun, Erişkin, Yetkin, Eksiksiz, Ağır Başlı
- Üniforma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Resmi Giysi
- Zincir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağ, Demir Bağ, Pranga
- Dayanım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direnç
- Adabımuaşeret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görgü Kuralları
- Yapıp Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapmak
- Telemetre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzaklıkölçer
- Özünlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deruni, Zati
- Yastağaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapak Balığı
- Kuram kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nazariye
- Seyretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakmak, Eğlenmek, Görmek, İzlemek
- Eğin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arka, Beden, Endam, Vücut, Sırt, Boy Bos
- Öge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dahi; İlke, Unsur, Eleman
- Kantarlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sınamak
- Yülümek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıraş Etmek
- Telakki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlayış, Değerlendirme, Görüş
- Teâlâ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüce
- Tenzilat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fiyat İndirme, İndirim , Ucuzlaştırma
- Nerttahta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tavla
- Hele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alelhusus, Özellikle
- Çenebaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalçene, Konuşkan, Lafçı, Boşboğaz, Nakkal
- Dirlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçim, Hayat, Huzur, Sağlık, Varlık, Refah, Yaşayış, Erinç
- Tırmık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarak
- Pırıldamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işıldamak
- Yaslanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanmak, Güvenmek
- Kurtluca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meşecik
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü