Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süslü Kemer
- İntegral kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümlev
- Kameriye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çardak
- Alternatif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seçenek, Şık
- Tahtaboş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teras
- Efe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağabey, Kabadayı, Yiğit, Zeybek
- İstek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arzu, Dilek, Emir, Gönül, Heves, İrade, Kasıt, Keyif, Meram, Murat, Rağbet, Rıza, Sevda, Şevk, Talep, Eğilim
- Genişliğinde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadar
- İçtenlikle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Candan, Halisane, Yürekten
- Bir Zamanlar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskiden, Vaktiyle
- Pasak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kir
- Test kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deney, Sınav, Sınama, Araştırma
- Değmedüşer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıtkırıldım
- Halk Ozanı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âşık
- Maada kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başka
- İstişare Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Danışmak
- Olağanüstü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çılgın, Dehşet, Fevkalade, Gayriadi, Harikulade, Mucize, Sıra Dışı
- Sedatif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatıştırıcı
- Ağız Kavgası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tartışma
- Koni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sivrim
- Garet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağma
- Soğurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emmek
- Car Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haykırmak
- Teftiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denetim, Murakabe, Denetleme, Bakı
- Firkete kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saç Tokası, Çengelli İğne, Tel Maşa
- Mimarlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mimari
- Mapus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezaevi, Hapishane, Mahpus
- İşletmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Operatör
- Edimsel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fiili, Aktüel
- Kasıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erek, Amaç, İstek, Komplo, Maksat, Kötü Niyet
- Müzahir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yardımcı
- Çodar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Celep
- İlkel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gayri Medeni, Barbar, En Adi, İptidai, Primitif
- Kalburüstü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seçkin, Değerli, Güzel, Seçme
- Okşayıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzel, Yumuşak
- Sıkınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorlamak
- Tahsisat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödenek, Karşılık, Ayrıltı
- Trekking kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağ Yürüyüşü
- Onat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özenli, Düzgün, Muntazam, Yarar, Salih, Ahlaklı, Uygun
- Gütmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevk Etmek, Yönetmek, Sürmek, İzlemek, Otarmak, Takip Etmek, İdare Etmek
- Sürücülük Vesikası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ehliyet
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü