Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
��k ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı!
- Mantar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalan
- Serdengeçti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fedai
- Ateist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanrısız, Tanrıtanımaz
- Sömürge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müstemleke, Koloni
- Hin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurnaz, Zaman, Zamane, Cin Fikirli
- Azık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nevale, Gıda, Kumanya, Besin, Rızık
- Bahis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konu, Mevzu, Öcür, Söz, Laf
- Redif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yedek, Kura Eri, Yineleme
- Müsamahakâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoşgörülü, Merhametli, Yumuşak
- Payvant kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köstek
- Lirizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoşkunluk
- Jartiyer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çorapbağı
- Çene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarık, Köşe
- Hüsün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzellik
- Tavizcilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödüncülük
- Haber Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salık Vermek
- Bit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kehle
- Açınım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnkişaf
- Reprodüksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoğaltma
- De kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bile, Dahi
- Sehpa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Darağacı
- Deprenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hareket Etmek, Kımıldamak, Kımıldanmak, Sarsılmak
- Tüketim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoğaltım, İstihlak
- Çubuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değnek
- Pusmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinmek, Saklanmak
- Sükûnet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgunluk, Dinginlik, Hareketsizlik, Sessizlik, Huzur, Rahat, Sükûn, Dinme, Yatışma, Devinimsizlik
- Dayalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanmış Olan; İlgili, Dair, Müstenit, Mebni
- Görülen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanıdık
- Akçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akça, Nakit
- Arz Cazibesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yer Çekimi
- Stratus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katmanbulut
- Şiniklemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçmek
- Tecrübe Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denemek, Sınamak
- Kesret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bolluk, Çokluk
- İkircikli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütereddit
- Hanuman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ocak
- Görüşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarenlik Etmek, Sohbet Etmek; Ahbaplık Etmek; Müzakere Etmek
- Pervaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parvaz, Çerçeve, Uçuş
- Aksi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ters, Zıt, Menfi, İnatçı, Hırçın, Huysuz, Karşıt, Titiz, Geçimsiz, Kötü, Münasebetsiz, Olumsuz, Suratsız
- Toslamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tos Vurmak; Çarpmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü