Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ziyadar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ziyalı - Tecrübî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deneysel, Uygulamalı
- Turfanda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeni, Faraş
- Nöbetçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nokta
- Kabahat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suç, Kusur, Hata, Töhmet
- Lirik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoşkun
- Arı Teknesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kovan
- Dramatik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acıklı
- Abramak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönetmek, İdare Etmek
- Sezgi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feraset, His, Tehaddüs
- Maket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örnek, Taslak
- Cehil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgisizlik
- Girişken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atak, Müteşebbis, Girgin
- Harbiden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçekten
- Yekten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birden, Durup Dururken, Birdenbire, Derhal
- Seyyar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezer, Gezici, Gezgin, Portatif
- Kanıtlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İspat Etmek, İspatlamak
- Nakıs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eksi, Eksik, Noksan
- Reviş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gidiş, Tutum, Yol
- Elezer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sadist
- Transparan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saydam, Şeffaf
- Gaf Yapmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pot Kırmak
- İhanet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aldatmak
- Teker kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekerlek
- Dolay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etraf, Çevre, Havali, Yöre, Civar, Ufuk
- Zaman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vakit, Süre, Müddet, Devir, Dönem, Mevsim, Çağ, Bugün, Dakika, Devran, Gün, Saat
- Lekeli Humma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tifüs
- Tecennün Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıldırmak, Delirmek
- Gaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tül
- Kartalmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşlanmak
- Yağdanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağlık, Dalkavuk
- Lüzumlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerek, Gerekli, Lazım
- Hasisleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pintileşmek, Eli Sıkılaşmak
- Türedi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zıpçıktı
- Rahatsızlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hastalanmak
- İlave kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katma, Ekleme, Ulama, Ek
- Fidan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikme Fidye
- Yok Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Bağlamak, Gidermek, Kavurmak, Kazımak, Kırışmak, Kırmak, Mahvetmek, Silmek, Temizlemek, Yırtmak
- Yük Makinası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamyon
- İstihsal Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkmak, Elde Etmek
- Tepesi Atmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öfkelenmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü