Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Yevmiyeci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gündelikçi - Dinleti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konser
- Poşet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Torba
- İtap Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azarlamak, Paylamak
- Serinkanlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soğukkanlı
- Yoğunlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynamak
- Erir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Münhal
- Bir Kadar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biraz, Birtakım
- Kuvve kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünce, Niyet
- İma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üstü Kapalı, Anlamlı, Belirsiz, İham, İşare, Kinaye, İşaretleme, İhsas, İmleme, Anlaştırma, Dolaylı Olarak Anlatma
- Yönetici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İdareci, Yöneten Kişi, Menajer, Rehber
- Necabetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asil
- Dingildemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkmak, Kuşkulanmak, Oynamak, Sallanmak
- Dekont kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hesap Dökümü
- Hukuki Mühlet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müruruzaman
- Akva kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuvvetli, Sağlam
- Eşanlamlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamdaş, Sinonim, Eş Anlamlı
Doğrusu Eş Anlamlı şeklinde yazılır.
- Gereğince kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göre
- Huriş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katık
- Erotik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kösnül, Erosal, Şehevi, Şehvani
- Kemlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötülük
- Tıpa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıkaç
- Çelişkilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aykırılık, Zıtlık, Tutarsızlık
- Andaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatıra, Yadigar, Anı
- Dermansız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçsüz, Halsiz, Yorgun Argın, Bitik, Takatsiz, Bitkin, Kof
- İçtimaiyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplumbilim
- Kati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesin, Değişmez, Mutlak, Maktu, Somut
- Hevesli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aç, Heveskâr, İstekli, Tutku
- Mırın Kırın Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nazlanmak
- Yaprak Sigarası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Puro
- İstinkâf Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekinmek, Sakınmak
- Pınar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulak, Çeşme, Kaynak, Memba
- Aybaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âdet
- Mühürsüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damgasız
- Egemen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hâkim, Hükmeden, Hükümran
- Tıraşlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazımak, Yontmak
- Efe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağabey, Kabadayı, Yiğit, Zeybek
- Yanaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutma
- Çalkanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Coşmak
- Labirent kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolangaç
- Merak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşkünlük, Heves, Kaygı, Tasa, Bilseme, Arzu
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü