Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tavlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şişmanlamak - İleride kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelecekte
- Sahabet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koruma, Kayırma
- Müşkül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlük, Zorluk, Zor, Çetin, Güç, Engel
- Ara Bozuculuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fesat
- Zangırdamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Titremek
- Çevirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çeviri Yapmak, Döndürmek, İdare Etmek, İhata Etmek, Kuşatmak, Muhasaraya Almak, Sarmak, Tercüme Etmek, Vermek, Yönetmek
- Tabu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekinsiz, Dokunulmazlık, Yasaklı
- Dayanaklık Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanak
- Dinginlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgunluk, Sükûnet
- Dobra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzel, İyi
- Bereketli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bol, Verimli, Gür, Mübarek, Verimli
- Selek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cömert, Konuksever
- Güçbelâ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlükle
- Bilgisayar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kompüter, Elektronik Beyin
- Adavet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşmanlık, Husumet
- İşaret Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göstermek
- Gülmece kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mizah
- Ebedi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonsuz, Bengi, Ölümsüz, Bitmeyen
- Meydanca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pist
- Etsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuru, Sıska, Zayıf
- Çiklet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakız
- Vaiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğütçü
- Namevcut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yok
- Liderlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önderlik
- Onarım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamirat, Tamir, Restore Etme
- Harabat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkıntılar, Harabeler, Viraneler; Meyhane
- Koru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meşecik
- Gücük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bodur, Kısa
- Yol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzaklık, Çare, Sistem, Yolculuk, Defa, Erkân, Ezgi, Gaye, Hat, Hız, Kere, Kez, Maksat, Metot, Minval, Muamele, Reçete, Sefer, Sırat, Suret, Şekil, Tarz, Uğur, Usul, Vadi, Yöntem, Araç, Nizam, Tutum, Gidiş, Amaç
- Özgesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öbürü
- İnce İş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nakış
- Tanıtma Adı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jenerik
- Değer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıymet, Paha, Bedel, Valör, Ayar, Eder, Haysiyet, Kadir, Ölçü, Şayan, Karşılık, Layık
- Satlıcan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zatülcenp
- İlk Kânun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aralık
- Sayışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hesaplaşmak, Takas Etmek
- Mübalağa Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abartmak, Artırmak
- Susak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal, Salak, Susamış
- Temaşa Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakmak, Seyretmek
- Safahat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evreler, Safhalar
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü