Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Serpinti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çisenti, Damlacıklar - Hususen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özellikle
- Yüksek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faik, Güçlü, Koca, Yüce
- Yakışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tenasüp
- Derinlemesine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzun
- Kaldırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Aşırmak, Atamak, Çalmak, Çekmek, Feshetmek, Katlanmak, Lağvetmek, Saklamak, Sıyırmak, Taşımak, Tayin Etmek, Toplamak, Yakışmak
- Sınamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denemek, Tecrübe Etmek, Muayene Etmek, İmtihan Etmek
- Temadi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürme
- Irgalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sallamak, Sarsmak; İlgilendirmek
- Esindirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlham Etmek
- Kavim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budun, Topluluk, Millet
- Aceleten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabucak
- Sosyo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplumsal
- Seçimlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyari
- Taravetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Körpe, Taze
- Armağan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hediye, Mükâfat, Ödül, Bağış, İhsan, Yadigâr
- Kumla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geniş Kumsal, Plaj
- Yakinen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyice, Yakından, Gerçekten, Yakşıca
- Meleke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeti, Yatkınlık, Yordam
- Berhava kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Yararsız
- Elbise kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giysi, Kıyafet, Esvap, Libas, Urba, Giyecek, Giyim, Paltar
- Taraflar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etraf
- Mütefekkir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünür, Düşünücü
- Evlenmemiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mücerret
- Süreç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vetire
- Dokunca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zarar
- Tınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önemsemek, Takmak
- İnce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygulu, Kibar, Nazik, Edepli, Narin, Nüktedan, Yufka, Zarif, Zayıf
- Viyadük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşıt, Kuru Köprü
- Eğilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meyletmek, Yamulmak, Yatmak
- Bundan İlave kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Caba
- Karasakız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zift
- Eksi Uç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Negatif Elektrot, Katot
- Pinti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cimri, Eli Sıkı, Hasis
- Sudan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önemsiz, Saçma
- İşveren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Patron
- Safha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evre, Merhale, Mertebe
- Hatırlamamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Unutmak
- Sürdürümcü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abone
- Pervasızca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakınmadan
- Düğün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğlence, Cemiyet, Tören, Toy, Deri, Dernek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü