Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Savsaklanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sallanmak - Paketlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaplaştırmak, Yakalamak, Yığıp Bağlamak
- Şığımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pike Yapmak
- Asabileşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızmak, Öfkelenmek, Sinirlenmek
- Mevki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Orun, Devlet, Durum, Kat, Mahal, Makam, Mesnet, Rütbe, Sandalye, Yer, Konum
- Kerki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keser
- Ek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devam, İlave, İlişik, Koşma, Şekilci, Ulama
- Mevzun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzgün, Ölçülü
- Tuluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tulum
- Maazallah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Allah Korusun, Allah Esirgesin
- Isıtma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıtma
- Kaskatı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acımasız
- Hiçlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yokluk
- Ayrıksı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başka
- İhale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üsterme
- Meşhur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maruf, Tanınmış, Ünlü, Bilinen, Angın, Herkesçe Bilinen
- Grev kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tatil, İş Bırakımı
- Muharrir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazar, Yazman
- Koklaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kokuşmak
- Nevmit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaresiz
- Zeyil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ek, Katkı, Ulama
- Otorite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetkili, Yetke, Sulta, Erke
- Bıkmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tenge Gelmek, Usanmak, Yılmak
- Üstüne Götürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gocunmak
- Gayret Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabalamak, Uğraşmak
- Kumpas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Hile
- Saçmalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zırvalamak
- Kezalik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öyle, Ol Da Öyle
- İki Paralık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değersiz
- Perde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hicap, Paravan, Zar
- Dolaysız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilavasıta, Direkt, Doğrudan Doğruya
- Alınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İncinmek, Gücenmek, Darılmak, İçerlemek, Kırılmak
- Atlet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koşucu
- Ani kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birden, Kıpıl, Apansız, Birdenbire, Ansızın, Bir Anda
- Yağmur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahmet, Bereket, Bolluk, Çokluk, Siper, Yağış
- Meşru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yasal, Kanunlu, Törel, Yollu
- İntihar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölünç
- İlk Kânun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aralık
- İdam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öldürme, Ölüm Cezası
- Göbek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gömlek, Karın, Kindik, Kuşak, Merkez, Nesil
- Santralci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Santral
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü