Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Savsaklanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sallanmak - Sukut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşme
- Minyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnce, Zarif, Küçük, Sevimli, Küçümen
- Humbara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kumbara
- Gösterişli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alımlı, Güzel, Ağır, Ağırbaşlı, Görkemli, Lüks, Oturaklı, Zengin
- Üfürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esmek, Üflemek
- Cüsse kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gövde, Yapı
- Endişelenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygılanmak
- Talan Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağmalamak
- Harmoni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahenk, Düzen, Uyum
- Mayo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çimme Tumanı
- Bulaşmış Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapmak
- Keşke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bari
- Telepati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzduyum
- Kesiksiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devamlı, Sürekli, Süreli
- Üst Üste kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkışık
- Taahhüt Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlamak, Üstlenmek
- Sakin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgun, Sessiz, Sütliman, Dingin, Oturan, Eğleşen
- Olcay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baht, Talih, İkbal
- Çiftteker kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bisiklet
- Seziş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feraset
- Bollanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoğalmak, Artmak, Fazlalaşmak
- Ayal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karı, Eş
- Çarpış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Darbe
- Hususi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özel, Spesiyal
- Saklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhafaza Etmek, Örtbas Etmek, Gizlemek, Saklı Tutmak, Alıkoymak, Ayırmak, Bırakmak, Esirgemek, Gizletmek, Kaldırmak, Korumak, Örtmek, Tutmak
- Parabol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katı Mükai
- Kabul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerinde Görme; Katına Alma; Razı Olma
- Tabu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tekinsiz, Dokunulmazlık, Yasaklı
- Karakış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zemheri
- Köşker kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yemenici, Ayakkabı Tamircisi
- Kabarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşmak, Şişmek, Artmak, Kafa Tutmak, Başkaldırmak, Böbürlenmek, Büyümek, Kalkmak
- Reddol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Defol
- Sönük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgun, Zayıf
- Savuşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzaklaşmak, Ekmek, İyileşmek, Kaçmak, Gizlice Kaçıp Gitmek, Geçmek
- Karides kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deniz Tekesi
- Sivilize kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygar
- İmparator kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kağan
- Tapu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belgit
- Gericilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İrtica, Yobazlık
- Turizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezim, Gezginlik
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü