Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Pazar G�n� ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Mihman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalıcı, Konuk
- Hayret Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaşmak
- Hediye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Armağan, Fiyat, Hatıra
- Sepetlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kovmak
- Yığışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birikmek, Üşüşmek
- Bünye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuruluş, Yapı
- Karakorku kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Blöf
- Maraz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğ, Sayrılık, Hastalık, Bozukluk
- Mitoloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylencebilim
- Efor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emek, Çaba, Güç
- Talebelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğrencilik
- Soğutkan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soğutucu
- Şehremini kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belediye Başkanı
- Tağşiş Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karıştırmak
- Sulh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Barış
- Dönüşüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahavvül; İnkılap
- Güldürü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Komedi, Fars, Mizah
- Melun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lanetlenmiş, Lanetli, Kargışlı, Kötü
- Natuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylevci
- İstifa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekilim, İşinden Çekilme
- Tabela kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Levha, Çizelge
- Yatıştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bastırmak, Teskin Etmek
- Muzaffer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yengici, Yenmiş, Üstünlük Elde Etmiş, Utkulu, Utkan
- Kuşatma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abluka
- Kıkırdak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıkırdak
- Gözsüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görme Engelli
- Bakmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aramak, Beslemek, Denemek, Görmek, Gözetmek, İlgilenmek, İncelemek, Karışmak, Korumak, Seyretmek, Uğraşmak
- Hıyanet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hainlik, İhanet, Suistimal, Vefasızlık, Aldatma, Kötücülük
- Gönendirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huzura Kavuşturmak, Sevindirmek
- Tanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaşmak, Şaşakalmak
- İdrak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlayış, Erişme, Algı, Dimağ, Akıl Erdirme
- Sıvaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıvışmak
- Pişeğen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pişkin
- Çağırış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağrı
- İçi Boş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değersiz, Kof
- Eğitimci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terbiyeci, Pedagog
- Rüzgârlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esmek, Savurmak
- İclas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Celse, İçtima, Meclis, Oturum
- Katlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bükmek
- Bağış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teberru, Hibe, Yardım, Armağan, İane
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü