Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Payidar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalımlı, Ölümsüz, Bengi, Kalıcı - Erbain kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırk
- Rapor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bildirge, Anlatım, İfade, Yazanak
- Hidrosfer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suyuvar, Suküre, Su Yuvarı
- Tutaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutacak
- Üşenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erinmek, Tembellik Etmek, Yüksünmek
- Oyunluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sahne
- Adapte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyarlanma
- Casus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ajan, Çaşıt
- Uçurum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaş, Yar, Yamaç
- Kılavuzluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delalet
- Bok kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dışkı, Tezek, Kaka, Sıçmık, Güç Durum, Hor Görülen, Tiksinilen
- Firkat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrılış, Ayrılık
- Mahsus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilhassa, Aşikâr, Belli, Has, Kasten, Münhasır, Özel, Özellikle, Özgü, Şakadan, Ayrıca, Bile İsteye
- Gazete kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sütun
- Yolcu Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göndermek
- Önyargı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peşin Hüküm (önyargı >> doğrusu >> ön yargı)
- Otağ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çadır
- Boyunbağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kravat, Kolye
- Nişancı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Antlaşma
- Teolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinbilimci
- Yakınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağlamak, Koymak, Sızlamak, Sızlanmak, Şikayet Etmek
- Mat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak
- Emsalsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşsiz, Benzersiz, Tek
- Denek Taşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mihenk Taşı
- Dolmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplanmak, Tamamlanmak, Kaplamak
- Eleştirmeci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Münekkit, Tenkitçi
- Nokta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamamlamak, Konu, Yuv, Çekit, Bekçi, Benek, Derece, Gözcü, Nöbetçi, Puan, Radde, Sınır, Yer, Durak
- Şefaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Affetme, Bağışlama, Aracılık, Ötün
- Yoklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aramak, Araştırmak, Bakmak, Kontrol Etmek
- Şakrak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şen, Sevinçli, Keyifli, Gevrek
- Damıtık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mukattar
- Hakkaniyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hak, Adalet, Doğruluk, Nasfet
- Yısa Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekmek
- İlave kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katma, Ekleme, Ulama, Ek
- Servis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hizmet
- Muin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yardımcı
- Kuşatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirmek, İhata Etmek, Kaplamak, Kucaklamak, Muhasara Etmek, Sarmak
- Küçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sokak
- Baston kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asa, Değnek, Kötek
- İtibar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haysiyet, Kadir, Kredi, Onur, Ölçü, Rağbet, Saygınlık, Prestij
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü