Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
P�r�ldamak ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Parola kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kipsöz
- Çıtak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huysuz, Kaba
- Duyu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı His, Hasse
- Okumamış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgisiz, Cahil
- Alt Bilinç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahteşşuur
- Çılgın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deli, Mecnun, Aşırı, Kuluduk, Olağanüstü, Zırdeli
- Zulmeden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zalim
- Ombudsman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamu Denetçisi
- Göre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diye, İçin, Nazaran, Uygun Olarak, Uyarınca, Gereğince, Tevfikan, Bakılırsa, Sorulursa, Fikrince, Bağıntılı
- Zibil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çöp
- Muvafakat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onaylama, Onama
- Kârgir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâgir
- Pembe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gül Renkli
- Kılgılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kullanışlı, Uygulamalı, Ameli, Tatbiki, Pratik
- Dilemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstemek, Arzulamak, Arzu Etmek
- Hastane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlık Evi
- Gedik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmtiyaz, Kertik, Yara, Büyük Çentik, Rahne, Çatlak, Aralık, Kusur, Bırakı
- Gayrimahdut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonsuz
- Bap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapı, Bölüm, Başlık, Konu, Husus, Mevzu
- Habercilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhbar, Jurnal
- Tehdit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözdağı, Korkutma, Zılgıt, Keskenme, Gözdağı Verme, Gözünü Korkutma
- Lain kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Melun, Lanetlenmiş
- Süzün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katkısız, Katışıksız, Halis
- Fevri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşkın, Hırslı, Tepinçli
- Mekik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzay Gemisi
- Zamanında kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskiden
- Tekrarlanmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mükerrer
- Akarca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küçük Akarsu, Kemik Veremi, Kaplıca, Fistül, Sürekli İşleyen Çıban
- Dahi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ökeli, Bile, Da, Hatta, De
- Antika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski, Tuhaf
- İş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışveriş, Amel, Davranış, Emek, Eylem, Fiil, Hizmet, İşlem, Kâr, Konu, Maslahat, Mesai, Mesele, Meslek, Nöbet, Sorun, Teamül, Uğraş, Yürürlük
- İmale Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çevirmek, Eğmek
- Samimiyetsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçtenliksiz
- Kuvvetlendirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takviye
- İcbar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorlama
- Avantajsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yararsız
- Geçimsizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hırgür, Hırıltı, Zıddiyet, Zırıltı
- Eslek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtaatli
- Latifçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoş, Latif
- Hayır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lütuf, İyilik, Fayda, Yarar, Sevap, İyi, Yardım; Yok, Öyle Değil, Olmaz
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü