Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Mefsuh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmuş - Restoran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lokanta, Aşevi
- Yakınsak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütekarip
- Uyuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gicişme, Kaşınma, Kotur
- Sufle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fısıltı
- Serinleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serinlemek
- Eğitim Bilimi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğitim, Pedagoji
- Felsefe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünce Bilim, Hikmet
- Edalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalımlı, Havalı, Nazlı, Civelek, Oynak
- Bölüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büro, Çağ, Devir, Fasıl, Göz, Kesim, Kısım, Kol, Kürsü, Departman, Seksiyon
- Huşsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Unutkan
- Kristal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sırça, Billur
- Yağmalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Garet Etmek, Talan Etmek
- Göçmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çökmek, Oturmak, Ölmek, Taşınmak, Yıkılmak
- Lehimlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lehim Yapmak
- Paspas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayaksilen, Silecek
- Sima kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsan, Kimse, Yüz, Çehre, Surat
- Çakıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıngıl
- Apaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avuç
- Matmazel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayan
- Müfrid kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalıtkan
- Yönder kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mürşit
- Yoksun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahrum, Muhtaç
- Sıvındırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temyi Etmek
- Nezdinde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanında, Katında
- Varaka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kağıt, Yazılı Kağıt, Varak
- Açıklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aleniyet, Uzaklık, Mesafe, Aydınlık, Çıplaklık, Genişlik, En, Mesafe, Sarahat, Vuzuh, Duruluk, Ara
- Tokgözlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözü Tok
- Kumpas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Hile
- Telef Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahvetmek
- Onarma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamir
- Karakutu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sırdaş
- Neci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ne İş Yapar?
- İstemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beklemek, Dilemek, Arzulamak
- Kazara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilmeden, Gözlenilmeden, Rastgele, Tesadüfen, Yanlışlıkla, Kazaen, Rastgele
- Taalluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlişik, İlgi
- Utku kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zafer, Yengi
- Kavilleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşmak
- Zayıflık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıskalık, Cılızlık, Arıklık, Çelimsizlik, Enezlik, Yetersizlik, Zaaf, Zafiyet
- Bundan İlave kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Caba
- Hırsızlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü