Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Mahrem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizli, Sırdaş, İçre, İnal - Ana Yurt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ana Vatan
- Kısa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesik
- Zar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cidar, Çeper, Perde
- Sitabilizatör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dengeleyici
- Sır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giz, Peçe, Camsı Vernik, Gizem
- Çarpmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vurmak, Hızla Değmek, Başına Geçmek, Atmak, Çalmak, Çırpmak, Dövmek
- İlistir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süzgeç
- Ali Mektep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüksekokul
- Karşıtçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aleyhtar
- Ölçülülük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtidal, Ölçülü
- Orijinallik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özgünlük
- Oşinografi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denizbilim
- Gözgü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayna
- Hoşgörülü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geniş, Müsamahakâr
- Âbi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benefşevi, Gök, Mavi
- Anlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İntikal, İrfan, Vukuf, Zeki
- Pislik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kir, Dışkı, Kötü, Necaset
- Hamhalat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çorak, Kuru
- Kezzap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nitrik Asit
- İnleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Figan
- İlave Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eklemek, Ulamak
- Memleketler Arası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uluslararası
- İptida kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlangıç, En Önce, İlk Önce, İlkin
- Kallavi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İri, Kocaman
- Psikolojik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tinsel, Tinbilimsel, Ruhi
- Muvafakat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onaylamak
- Domates Dolması kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolma
- Cıda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mızrak
- Devasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaresiz
- Ölçülmüş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçülü
- Bellek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hafıza, Dağarcık, Akıl, Zihin, Yaddaş, Kafa
- Tecavüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saldırı, Sarkıntılık, Sataşma, Geçme, Aşma, Çatma
- İcbar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorlama
- Geçenek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aralık, Koridor
- Lanet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ters, Kötü, Kargış, Beddua, Kargıma, Berbat
- Kâfi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeterli, Bes, Yeter, Yetişir, Artık İstemez
- Sukut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşme
- Hadım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kısırlaştırılmış
- Dematit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deri Yangısı
- Tabii Afet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğal Yıkım, Felaket
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü