Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Konsantre Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoğunlaşmak - Öğrenci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Talebe, Okuvcu, Şakirt, Öğrenici
- Kuldur Destesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çete, Şebeke
- Aksakal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ermiş, Evliya
- Şeytan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İblis
- Kep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlık
- İstimlâk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamulaştırma
- Övünme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gurur, İftihar, Kıvanç, Övünç
- Kamarot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamaracı
- Lütfen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rica Ederim
- Bayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eş, Hanım, Hatun, Kadın, Karı
- Zerger kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuyumcu
- Çulpan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoban Yıldızı, Zühre, Venüs
- Spesiyalite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özel Yemek, Özellik
- Ahenksiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyumsuz
- Özensizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikkatsizlik, İtinasızlık
- Top Mermisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gülle
- Memnu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadağan, Yasak, Yasaklanmış
- Nehari kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatısız, Gündüzlü
- Sıla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gurbet, Vatan, Ulaşma, Kavuşma
- Formen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ustabaşı
- Fars kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güldürü
- Ucuzlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ucuzlamak
- Köy Yeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köy
- Hatta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üstelik, Bile, Dahi, Velev, Hem
- Sakinlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakinleşmek
- Nezaketli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnce, Nazik
- Karadinmez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçe Dönük
- Erkânıharp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurmay
- Belde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şehir, Kasaba, Mekân, Yer, Çevre
- Muhammedî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müslüman
- Değersiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adi, Bayağı, Önemsiz, Soysuz, Cılız, Derme Çatma, Döküntü, Hakir, Hasis, Havai, Hor, İçi Boş, Kepaze, Küçük, Müptezel, Vıcık Vıcık
- Arıza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozukluk, Aksaklık, Aksama, Çaparız, Engebe, Kusur
- Soylular kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zadegân
- Mutabık Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlaşmak
- Çekiştirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gıybet
- İmarlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayındır
- Teyit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğrulama, Gerçeklemek, Sağlamlaştırma
- Gıda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Besin
- Çırçıplak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sivil
- Müteferrik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağınık
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü