Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Katiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesinlik - Geçek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzergâh, Hat
- Softalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağnazlık
- İffet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Namus, Irz, Şeref
- Gevher kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cevher
- Çaresizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umarsızlık
- Muktezi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerekli
- Tüccar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tecimen, Tacir
- Yarışlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pist
- Şirin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aziz, Hoş, Melahatli, Sevimli, Tatlı, Cana Yakın
- Fesat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozukluk, Arabozucu, Karışıklık, Hile, Kargaşalık, Kundak, Bozut
- Dermansız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçsüz, Halsiz, Yorgun Argın, Bitik, Takatsiz, Bitkin, Kof
- Otarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gütmek
- Her Daim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daima
- Felç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damla, İfliç, Nüzul, Sekte, İnme
- Kahraman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batır, Alp, Er, Yiğit
- Balsam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Reçine, Ağaç Sakızı, Belsem
- Yılgınlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tükenmek
- Süspansiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asıltı
- Muharrirlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazarlık
- Şabalıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kestane
- Temeyyüz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sivrilmek
- Hristiyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsevi, Nasrani
- Abajur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalpak, Örtük, Sayvan, Siper
- Resmi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamusal, Ciddi, Senlibenli Olmayan, Ormel
- Kesat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyrek, Durgunluk, Yokluk, Kıtlık
- Tuğ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sorguç
- Nakısa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kusur
- Günlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jurnal
- Despotizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorbalık, İstibdat
- Muhtariyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özerklik, Otonomi
- Geçindirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakmak
- Çökertmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göçürmek
- Sevecenlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şefkat
- Ağababa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dede, Ata
- Testis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşak, Erbezi, Torba
- Arıza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozukluk, Aksaklık, Aksama, Çaparız, Engebe, Kusur
- Labirent kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolangaç
- Lerze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Titreme
- İmar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abadanlık, Abatlık, Bayındır, Bayındırlık
- Konmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalmak, Konulmak, Koyulmak, Salınmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü