Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Fayda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarar - İfrazat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Salgı(lar), İrin
- Mütefekkir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünür, Düşünücü
- Muharebe Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savaşmak
- El Kantarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kantar
- Diyalog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşma, Anlaşma, Karşılıklı Konuşma
- Danışıklı Dövüş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şike
- Kohum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akraba, Hısım
- Oynaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Metres
- Dürtmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değmek, Dokunmak, Tahrik Etmek, Uyarmak
- Sentez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bileşim
- Geceli Gündüzlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürekli
- Çınka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alısün, Telefon
- Yanaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutma
- Gafilce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aymazca
- Erek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amaç, Gaye, Hedef, Maksat, Murat
- Ilıştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ilıklaştırmak, Ilıtmak
- Cin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıllı, zeki, Uyanık Kimse
- Koçak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cömert, Yürekli, Dayanıklı, Yiğit, Kabadayı, Eli Açık
- Maslahat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstişare, İş, Mesele
- Tarumar Olma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hezimet
- Calip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Celbeden, Çeken, Çekici
- Kazmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hakketmek, Deşmek, Oymak
- Alıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müşteri, Almaç, Kamera
- Had kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derece, Kota, Sınır, Terim, Uç
- Nakız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozma
- Tavlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Semiz, Şişman
- Sermedi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bengi, Sonsuz
- Yavanlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yozlaşmak
- Aydınlatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işıtmak, Işıklandırmak, Tenvir Etmek, Tavzih Etmek, Bilgilendirmek
- Duygulanım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teessür
- Makbul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beğenilen, Geçer, Geçerli, Hoşa Giden, Hoş Karşılanan, Beğenik
- İmparatorluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlhanlık
- Pejmürde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski, Dağınık, Perişan, Yırtık, Eski Püskü
- Dolunay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bedir
- Muallel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eksik, Sakat
- Fiyonk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kelebek
- Kizir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köy Bekçisi
- Onkoloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Urbilim
- Çanak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâse
- Etlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Semirmek, Şişmanlamak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü