Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Ezel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öncesizlik, Başlangıcı Olmayan - Futbol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayak Topu
- Tradisyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelenek
- El İşi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşleme
- Olağan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olabilir, Adi, Alelade, Alışılmış, Basit, Tabii
- Yetişmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olgun, Yetişkin
- Gerici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yobaz, İrticacı, Mürteci
- Karagül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Astragan
- Altın Varak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Varak
- At Bakıcısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyis
- Zikrolunan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mezkûr
- Günebakan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayçiçeği
- Dümdüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basit, Sade
- Zarar Ederek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zararına
- Çimerlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Plaj
- Asma Bıyığı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sülük
- Rica Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilemek
- Net kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açık Seçik
- Kayıtsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aldırmaz, Umursamaz, İlişiksiz, Lakayıt, Tasasız
- Sürüm Değeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rayiç
- Sahil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyı, Kumsal, Yaka, Yalı
- İhmalkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikkatsiz, İtinasız, Lakayıt, Savsak
- Ebediyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonsuzluk, Bengilik
- Matmazel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayan
- Başhekim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baştabip, Sertabip, Başsagan
- Tatmin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doygunluk, Doyum, Kanaatlenme, Kanıktırma, Sağlama
- Nakolay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakar
- İnkılâpçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dönüşümcü, Devrimci
- Seccade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Namazlık
- İptida kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başlangıç, En Önce, İlk Önce, İlkin
- Sulanmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Islak
- Mücevherci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuyumcu
- Apışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaşkın, Yorgun
- Çulpan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoban Yıldızı, Zühre, Venüs
- Zat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz, Kişi, Kimse, Adam, Kendi, Nesne, Şahıs, Şey
- Uruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soy, Sülale, Tohum, Döl, Nesil, Aile, Kabile
- İsteme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rıza
- Göğüslemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direnmek, Katlanmak, Karşı Durmak
- Mürekkep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karmaşık, Kompleks
- Kıl Payı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neredeyse
- Kararsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekimser, Değişken, Karmakarışık, Mütereddit, Oynak, Düzensiz, İkircimli
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü