Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Belli Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tayin Etmek - Gökçen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzel, Şirin
- Kurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünmek, Hazırlamak, Sağlamak, Tasarlamak, Yapmak, Monte Etmek
- Saygıdeğer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayın, Muhterem
- Hamel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koç
- Kavuşturmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolamak
- Boktan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yararsız
- Sürrealizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçeküstücülük
- Akva kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuvvetli, Sağlam
- Parsellemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paylaşmak
- Narahat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedirgin
- Limonluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merdiven
- Hemcinslik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Türdeşlik
- İzanlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlayışlı
- Sıkılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorlamak
- Kitabe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazıt
- Katışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Harç, Karışık, Karma, Melez, Mahlut
- Kompresör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkaç
- Talep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilek, İstek, İstem
- Düven kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahıldöven
- Parmaklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dürtmek
- Tat Alma Organı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dil
- Rüştiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortaokul
- Latilokum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lokum
- Örtmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Atmak, Basmak, Bürümek, Çekmek, Gizlemek, Kapamak, Kaplamak, Saklamak, Sarmak
- Fırdolayı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çepeçevre
- Eklektizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seçmecilik
- Parlayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işıldak, Parlak
- Çağdışı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köhne
- Sismograf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Depremölçer
- Trafik Magandası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otoş
- Elmacık Kemiği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elmacık Sümüğü
- Artırım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasarruf, Tutum, İktisat
- Dalbadal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peyderpey
- Zedelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berelemek, Zarar Vermek
- Parlamenter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Milletvekili
- Tatlılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tat
- Derece kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvam, Seviye, Aşama, Ayar, Basamak, Doz, Gömlek, Had, Kadar, Kademe, Merhale, Mertebe, Nokta, Not, Paye, Radde, Rütbe, Tabaka, Termometre, Kerte, Yalım
- İçgüdü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsiyak, Şevki Tabii
- Cevaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzin, Müsaade
- Andaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatıra, Yadigar, Anı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü