Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
�nat Etmek ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Kavis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yay, Eğmeç
- Ezgi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gidiş, Haz, Melodi, Nağme, Sıkıntı, Şarkı, Tarz, Tempo, Terane, Üzüntü, Yol, Lahin
- Çıplak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soyunuk, Üryan, Örtüsüz, Cıbıl, Açık, Dal, İskelet, Kuru, Sivil, Yalın
- Dış Satım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhracat
- Yağız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esmer, Siyah, Yiğit
- Çekmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Asmak, Atmak, Dayanmak, Döşemek, Emmek, Germek, Giymek, İçmek, Kaldırmak, Katlanmak, Koymak, Öğütmek, Örtmek, Sarmak, Söylemek, Taşımak, Vurmak, Yollamak
- Okutman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muallim
- Mutat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışılmış, Alışılan, Her Zamanki
- Dış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dünya, Hariç
- Karartı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siyahlık
- Kraliyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Krallık
- Sarih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belgin, Belirgin, Açık, Aydın, Belli
- Rapor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bildirge, Anlatım, İfade, Yazanak
- Meşrubat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçecek, İçkiler
- Sayfalama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mizanpaj
- Tutmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağrımak, Alıkoymak, Avlamak, Bağlamak, Başlamak, Beğenmek, Benimsemek, Bürümek, Girişmek, İzlemek, Kalmak, Kaplamak, Kapmak, Kavramak, Kullanmak, Müdafaa Etmek, Saklamak, Sarmak, Saymak, Sunmak, Taraftar Olmak, Tutuklamak, Uğramak, Ulaşmak, Varmak, Yakalamak, Yapışmak, Yapmak, Yenmek, Yönelmek, Zapt Etmek
- Koşam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avuç
- Çırpınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Debelenmek
- Bıçkın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Külhanbeyi, Çapkın, Kabadayı, Deneyimli, Korkusuz, Gözü Pek, Yürekli, Cesur
- Gücenik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küskün
- Akdem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önce
- Hanım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avrat, Bayan, Eş, Hanımefendi, Hatun, Hayat Yoldaşı, Kadın, Karı
- Münferit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tek, Ayrı, Tekil, Bireysel, Yalnız, Kendi Başına
- İhtimal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belki, Olasılık, Şans, Belki, Ola Ki
- Hikâyeci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öykücü
- Sağlamlaştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berkitmek, Perçinlemek
- Haz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezgi, Lezzet, Zevk, Hoşlanma
- Argüman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanıt, İddia, Tez
- Öğrenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bellemek, Yetişmek
- Yöntemsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygunsuz
- Başçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önder
- Tespit Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirlemek, Saptamak, Vermek
- Metan Gazı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hava Gazı
- Endüstriyel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sınai
- Münasebet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışveriş, Gerekçe, İlişik, İlişki, Neden, Sebep, Temas, Vesile, Bağıntı, İlgi, Yakınlık, Uygunluk
- Danışman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maslahatçı, Müşavir
- Hassaten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilhassa, Özellikle
- Afif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esenlik, İffetli, Temiz, Afiyet, Sağlık, Akman
- Tiksindirici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mekruh
- Hususen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özellikle
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü