Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Mit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylence, Efsane - Mevsimli Mevsimsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gereksiz, Yersiz
- Cumhur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halk, Topluluk
- Değiş Tokuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değiş, Alışveriş, Mübadele, Trampa
- Havza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölge, Mıntıka, Tekne
- Kak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pestil
- Mücre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahfaza
- Erek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amaç, Gaye, Hedef, Maksat, Murat
- Hall kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çözüm
- Rahatlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huzur, Konfor, Rahat
- Uydurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Becermek, Bulmak, Elde Etmek, Sağlamak
- Tesit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutlama
- Tığ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biz, Kılıç
- Sırga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küpe
- Muhalif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aykırı, Karşı, Karşıt, Yanaz
- Hep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cemi, Cümle, Daima, Hemişe, Hepsi, Kamu, Mecmu, Tamamıyla, Bütün, Tüm Olarak, Her Zaman
- Koyu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derin, Katı, Tok, Yoğun
- İskemle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sandalye
- Kıl Payı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neredeyse
- Pek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çok, Dayanıklı, Katı, Sağlam, Sert, Sıkı
- İstismar Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşletmek, Kullanmak, Sömürmek
- Duyarga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anten
- Işıltılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işıl Işıl, Işıldak
- Akaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Su Yolu, Dren, Ark
- Cüda Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırmak
- Devrimci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnkılapçı, İhtilalci
- Dolaysız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilavasıta, Direkt, Doğrudan Doğruya
- Kırba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Matara
- Yüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Surat, Sima, Çehre, Beniz, Bet, Kap, Kopya, Satıh, Suret, Taraf, Utanma, Üzeri, Yan, Yüzey, Cüret, Ön Taraf, Görünüş, Cephe
- Alışamamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Garipsemek
- Hempa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkadaş, Omuzdaş
- Bilici kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alim
- Amir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buyuran, Buyurucu, Üst, Baş
- Toreador kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğa Güreşçisi
- Sportmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sporcu
- Gaye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amaç, Erek, Hedef, Maksat, Meram, Murat, Uğur, Yol, Ergi
- Mutasarrıflık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sancak
- Seziş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feraset
- Kontör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşumluk
- Kayınbaba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynata
- Ünsüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Samit, Sessiz
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü